21 Eylül 2018 Cuma

#EndüstriyelKenevir



Endüstriyel Kenevir sadece bir tarım bitkisi değildir! Petrolün ve doların panzehiridir!
Ulusal ve yerel; basılı ve görsel medyada "Endüstriyel Kenevir Tarımı" haberi yapılıncaya kadar paylaşıma devam ...
KENEVİR NASIL YASAKLANDI?
👉1. Bir dönümlük kenevir, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir.
👉2. Yine bir dönümlük kenevirden, 4 dönüm ağaca eş kağıt üretilebilir.
👉3. Kenevir tam 8 kez kağıda dönüştürülebilirken, ağaç 3 kez kağıda dönüştürebilir.
👉4. Kenevir 4 ayda yetişir, bir ağaç ise 20-50 yılda.
👉5. Kenevir, gerçek bir radyasyon temizleyicidir.
👉6. Kenevir dünyanın her yerinde yetiştirilebilir ve çok az suya ihtiyaç duyar. Ayrıca kendisini böceklerden koruyabildiği için tarım ilacına da ihtiyaç duymaz.
👉7. Kenevir ile yapılan tekstil ürünleri yaygınlaşırsa, tarım ilacı sektörü tamamen ortadan kalkabilir.
👉8. İlk kot pantolon, kenevirden yapılmıştır; hatta “KANVAS” kelimesi kenevir ürünlerine verilen isimdir.
Kenevir ayrıca ip, halat, çanta, ayakkabı, şapka yapımı için de ideal bir bitkidir.
👉9. Kenevir, AİDS ve kanser tedavisinde kemoterapi ve radyasyon etkisini azaltma; romatizma, kalp, sara, astım, mide, uykusuzluk, psikoloji, omurga rahatsızlıkları gibi en az 250 hastalıkta kullanılmaktadır.
👉10. Kenevir tohumunun protein değeri çok yüksektir ve içindeki iki yağ asidi'de doğada başka hiçbir yerde bulunmamaktadır.
👉11. Kenevirin üretimi soyadan bile daha ucuzdur.
👉12. Kenevirle beslenen hayvanlar, hormon takviyesine ihtiyaç duymaz.
👉13. Plastik ürünlerin tamamı, kenevirden üretilebilir ve kenevir plastiğinin doğaya dönüşmesi oldukça kolaydır.
👉14. Bir arabanın gövdesi kenevirden yapılırsa, dayanıklılığı çelikten tam 10 kat fazla olur.
👉15. Binaların yalıtımı için de kullanılabilir; dayanıklı, ucuz ve esnektir.
👉16. Kenevirle yapılan sabunlar ve kozmetik ürünler, suyu kirletmez; yani tamamen doğa dostudur.
Sayısız faydası olan kenevir, bir zamanlar dünyanın en önemli üretim bitkilerinden biriydi ama bugün, üretimi yasak.
Hatta Amerika’da 18. yüzyılda üretimi zorunluydu ve üretmeyen çiftçiler hapse atılıyordu. Ancak durum şimdi tam tersi. 
Nedenini ise şu bilgiler ışığında anlamak hiç de zor değil:?
👎-W. R. Hearst, 1900’lü yıllarda Amerika’da gazete, dergilerin ve medyanın sahibiydi. Ormanları vardı ve kağıt üretiyordu. Eğer kenevirden kağıt yapılırsa, milyonlarını kaybedebilirdi.
👎-Rockefeller, dünyanın en zengin adamıydı. Petrol şirketi vardı. Bio yakıt olan kenevir yağı da, elbette onun en büyük düşmanıydı.
👎-Mellon, Dupont şirketinin ana hissedarıydı ve petrol ürünlerinden plastik üretmek için patente sahipti. Ve kenevir endüstrisi, onun pazarını tehdit ediyordu.
👎-Sonra ise, Mellon ABD Başkanı Hoover’in hazine bakanı oldu. Bu bahsettiğimiz büyük isimler yaptıkları toplantılarda, kenevirin bir düşman olduğuna karar verdiler. Ve onu ortadan kaldırdılar. Medya aracılığıyla, marihuana sözcüğüyle birlikte keneviri, insanların beynine, zehirli bir uyuşturucu olarak kazıdılar.
Kenevir ilaçları piyasadan çekildi, bunun yerini bugün kullanılan kimyasal ilaçlar aldı.
Kağıt üretimi için, ormanlar katledildi.
Tarım ilaçları ile zehirlenme ve kanser arttı.
Ve derken dünyamızı plastik çöplerle, zararlı atıklarla donattık…
İnsanoğlu, doğayı tüketmenin bir yolunu her zaman bulur ne de olsa; değil mi?  
Unutulan ya da unutturulan bitki 'Endüstriyel Kenevir'
Tohumu kuşların en sevdiği besinlerden biri olan, oldukça yağlı içeriğe sahip olup yakıt, sabun ve boya yapımında kullanılan, besleyici olması açısından gıda olarak da yararlanılan kenevir tohumuna, önemine binaen, Farsça kaynaklı "Şah Tohumu" (Şah Danaç)'da denilmektedir.
Öncelikle halk arasında hint keneviri olarak bilinen ve esrar yapımında kullanılan kenevirle, endüstriyel kenevir veya sanayi kenevirini ayrı değerlendirmek gerekir.
Kenevir bitkisi, erkek ve dişi bitkiler olarak farklı özelliklere sahip olmasına rağmen, dişisinin içeriğinde bulunan "tetra-hidro-kannabinol (THC)" maddesinin esrar yapımında kullanılmasından dolayı, doğru bir ayrım ve değerlendirme yapılmadan, sanki suç bitkininmiş gibi, Kenevir ailesinin tamamı kötü addedilmektedir. Araştırmalar göstermektedirki, dişi kenevirde bulunan "tetra-hidro-kannabinol (THC)" maddesi emin ellerde, ilaç hammaddesi olarak kullanılıp bir çok hastalığa çare olabilecekken, insanoğlunun şeytani mayasından gelen iyileri kötüye kullanma sorumsuzluğunun bir eseri olarak, yasak olmasına ve nesilleri tehlikeye atmasına rağmen içeriğindeki bu maddeden dolayı bitkinin kötü amaçlı kullanılmasının önü alınamamaktadır. Böylece insanoğlunun pervasızlığı ve patavatsızlığı yine kendini vurmaktadır. Malesef bu durum, içeriğinde esrar maddesi bulunmayan "Endüstriyel Keneviri"de etkileyecek şekilde, adeta tüm kenevir ailesinin adını kötüye çıkarmıştır. Oysa tarımsal, çevresel faydadan tutun da endüstriyel faydalara, gıda olarak kullanımından ilaç olarak kullanımına kadar bir çok faydası olan kenevir, tarım sistemiz içinde değerlendirilmesi gereken bir bitkidir. Liflerinden iplik, dokuma ve kumaş yapılırken, hamurlu kısmından da kağıt yapılabilmektedir. Tarihinin en eski bitkisel hammadde kaynağı olan bu bitki, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de, ordu ve donanmanın gereksinimi olan giysi, urgan vb için yetiştiriciliğine önem verilmiş bir bitkidir.
Kenevir, endüstriyel olarak, lifi, tohumu ve benzeri amaçlar için yetiştirilen önemli bir kültür bitkisidir. Bir çok ülkede enerji bitkisi olarak (biyogaz, biyoyakıt) da kenevir üretilmektedir. Uzmanlar esrar özelliği çok az olan dolayısıyla kötü amaçlı üretmek isteyenlerin faydalanamayacağı, uyuşturucu madde özelliği çok az olan endüstriyel kenevir türünde çeşit sayısının yüze yaklaştığını, esrarsız olan bu çeşitlerin dünyada bir çok ülke tarafından üretiminin yapıldığını bildirmektedir. Bizde de esrarsız özellikte olan kenevirlerin belli bölgelerde ve belli şartlar dahilinde devlet iznine bağlı olarak üretildiği bilinmektedir. Ancak bu alanda bir boşluk görülmektedir. Bu boşluğu devlet öncülüğünde, üniversite özel sektör dayanışmasıyla, istismara mahal vermeyecek şekilde doldurmak ve bu bitkinin yararlı yönlerini endüstriyel alanda değerlendirmek zorunluluk aşamasına gelmiştir. Bunun için Tarım Orman Bakanlığına bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü bünyesinde, uygun bir bölgede "Kenevir Araştırma Enstitüsü" kurulması ve bu kurum merkez alınarak bu bitki ile ilgili çalışmaların yapılması en sağlıklı olanıdır.
REKLAM
ads by AdMatic
Bitkideki yasaklı kısım, tetra-hidro-kannabinol (THC) maddesi içeren dişi kenevir iken bir nevi tüm bitki familyası hedef kadrajına girmiş ve böylece endüstride kullanılan tür ve çeşitlerde gözden düşmüştür. Yasaklama 1937'de Amerikan hükümetinin yüksek psikoaktif bileşen (THC) içeren kenevir türlerinin ekimini yasaklanmasıyla başlamıştır. 1961 yılında ise kenevir ekimi, endüstriyel kullanımlar dışında yasaklanmış, Birleşmiş Milletler tarafından dünya geneline yayılmıştır. Dünya çapındaki yasaklamanın bilimsel açıdan çok, ekonomik ve siyasi çıkar gruplarınca yapıldığı tartışmaları ise hiç bitmemiştir. Buna rağmen bu maddeyi içeren türlerin ilaç yapımı amacıyla bazı ülkelerde üretildiği bilinmektedir. Sonuç olarak, yasaklanan türler esrar yapımında kullanılan ve tetra-hidro-kannabinol (THC) maddesi içerenler olmasına rağmen diğer türler bu yasağın gölgesinde kalmıştır.
Bu konuda, Kenevirin bilinmesi gerken yararlarından bir kısmını özetle dile getirecek olursak;
Doğal kenevir az miktarda THC içermekte ve bu nedenle de asla uyuşturucuya dönüştürülememektedir. Bunun yanında, tarladan elde edilen kenevir liflerinden, tekstil sanayiinde, çekirdeklerinden de kozmetik sektöründe yararlanıldığı gibi odunsu sapı ise, kağıt ve kumaş üretiminde kullanılmaktadır.
Asıl maddesi kenevir olan ketenli giysiler kullanışlılığı, sağlıklı olması, hafiflikleri ve terletmemesi nedeniyle, dünyada rağbet görmektedir.
Kağıt, kumaş ve gıda ürünlerinin yapımına, endüstriyel ve özel enerji üretimine katkısı olan ve aynı zamanda havayı temizlerken toprağı besleyen ve bu anlamda tek doğal kaynak olduğu kabul edilen; kitaptan, şampuana ve otomotiv sanayine kadar kullanım alanı bulunan kenevir, yaklaşık yüz yıl önce kullanıldığı gibi son üretilen bazı otomobillerin kaplamasında da kullanılmıştır.
Diğer taraftan yapılan araştırmalarda kenevirin, elverişsiz topraklarda ve bataklık bölgelerde yetiştirilebilen ender bitkilerden biri olduğu, toprağın derinliklerinde filizlenen köklerinin toprağı besleyerek verimliliğini artırdığı yapılan tespitler arasındadır. Ayrıca, pamuk gibi lifli bitkilerin tarladan toplanmadan %50'ye yakını ziyan olabiliyorken, kenevirde bu ziyanın olmadığı tespit edilmiştir.
Bir top kağıdın bir yılda 7 liradan 21 liraya çıktığı ve kağıt yapımı için çok sayıda ağacın kesildiği göz önüne alınırsa ve 1 dönüm kenevirden 4 dönüm ağaca denk kağıt hamuru elde edildiği düşünülürse, konunun önemi daha iyi anlaşılır sanırım.
Demirden korkup trene binmemekle olmaz, zararlı ve kötüye kullanımı önlemek için tedbirleri sağlam alıp bu alanda eğitim ve bilinç düzeyini yükselterek, kafa karışıklıklarını önleyecek şekilde, ehil beyinlerlele, bilimsel ve teknik alt yapıyla birlikte kurumsallaşmayıda yeniden dizayn ederek, özellikle endüstriyel kenevir üretimini olması gereken konuma getirmeliyiz.


Hiç yorum yok: